Monthly Archive:: Temmuz 2015

dua

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِي لِلصَّلَاةِ مِن يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah’ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır.

Cuma Suresi / 9. Ayet

En güzel vakitlerin sizlerle olması duası ile… Cuma ile mübarek olasınız. 

FB_IMG_1434567788205

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Mahlûkatı inşa ve ihya etmeden önce de var olan Evvel,
her şey yok olup gittikten sonra da bakî kalan Âhir,
Kendisini ananı unutmayan,
şükredenin nimetini eksik etmeyen,
dua edeni mahrum bırakmayan,
ümit besleyenin ümidini boşa çıkarmayan Alîm!
Allahım,
Seni–ki şahit olarak Sen yetersin-
bütün meleklerini, göklerinin sakinlerini,
Arşının taşıyıcılarını,
gönderdiğin peygamber ve elçilerini,
yarattığın her türlü mahlukatını
şu şehadetime şahit tutuyorum ki:
Sen hak mabud olan Allahsın,
Senden başka ilah yoktur,
birsin, ortağın yoktur,
sözünde değişiklik ve vaadinden dönmek söz konusu değildir,
Hazreti Muhammed Senin kulun ve Resûlündür,
kendisine yüklediğini kullara iletmiş,
Allah yolunda gereği gibi mücadele etmiş,
insanları hak olan sevapla müjdelemiş
ve doğru olan cezayla korkutmuştur.
Allahım,
hayatta bıraktığın sürece
beni dinin üzerinde sabit kıl,
beni doğru yola ilettikten sonra kalbimi saptırma,
kendi katından bana bir rahmet lutfet,
hiç şüphesiz bağışta bulunan ancak Sensin.
Hazreti Muhammed’e ve Âli Muhammede salât eyle,
beni de onun tabilerinden ve taraftarlarından eyle,
beni onun cemaati arasında haşret,
farz olan Cuma namazlarını gereği gibi eda etmeye
ve o günde vacip kıldığın diğer taatleri yerine getirmeye,
ceza ve mükafat günü olan ahirette
bunları yerine getirenlere nasip ettiğin ihsanları kazanmaya
beni de muvaffak eyle!
Hiç şüphesiz Sen izzet ve hikmet sahibisin.


Sahife-i Seccadiye Tercümesi / İmam-ı Zeynelabidin

http://gencdergisi.com/4122-gecen-zaman-degil-biziz-aslinda.html

Hep onun kaybolmasından bahsederdik ya da hep onun ilerlediğinden. İnsan yavaş yavaş anlıyor. İlerleyen de, gelip geçen de zaman değil aslında. Zaman hep var, her gün tekrarlıyor kendini. Bugün benim için dursa yarın yeni doğan bir bebek için var. Zaman hiç geçmiyor, biz zamanın içinde gelip geçiyoruz. Geçiciyiz. Çünkü biz, bu Dünya’da sadece anlık anılardan ibaretiz.zaman

Yaşadıkça anlamaya başladım ki insanla zaman düşmandır birbirine. Hayatımıza hakim olmaya kalkar zaman, bizse kendi hayatımıza kendimiz yön vermek isteriz. Ama kim becerebilmiştir ki zamanla başa çıkmayı? Hangi insan üstün gelebilmiştir zamandan? Kendimizi kandırmayalım, yaşayan tek varlık odur aslında. Bizse onun Dünya’da bıraktığı parça pinçik anılardan ibaretiz. Milyarlarca insan, zamanın hatırasıdır yalnızca.

Zamanın hayatındaki birkaç anı olduğumuzu bile bile, bize verilen bu tek şansı değerlendiremiyoruz.

Geçmişin de hakimi değiliz, geleceğin de. Bizim için sadece şu an var. Zamanla anlaşmanın, onun hayatında onunla mutlu bir hayat sürmenin tek yolu budur aslında. Tek yolu, bugünde yaşadığımızı, her anımızın lütuf olduğunu bilmektir.

Oysa geçmişte yaşayıp gelecekte kaybolur insanlar. Geçmişte yaşarız, çünkü geçen her an şimdikinden daha kıymetlidir. Neden? Çünkü dönemeyeceğiz bir daha o ana. İmkânsızdır bizim için geçmişe gitmek ve imkânsız olandır, insana tatlı gelen. Peki gelecek? Gelecek de hep soru işaretleridir. Geleceği düşündükçe korkarız yapacağımız hatalardan, kurduğumuz hayallerin boş çıkacağından. Gelecek bir kaygıdır, endişedir. Korkudur gelecek ve korkular insanın peşini kolay kolay bırakmaz.

İşte bu yüzden yaşayamıyoruz bu anımızı. Zamanın içinde kaybolup gidiyoruz. Anlayamıyoruz bir türlü. Zamanın hayatında misafir olduğumuzu.

Gelip geçmekte, ilerlemekte, bitmekte insana özgü sıfatlardır aslında. Ama biz söylemeye dilimizin varmadığı tüm sıfatları zamana yüklemişiz bir ömür boyunca. Acıları zamanın geçirmesini beklemişiz, zamanla gelecek olan güzelliklere bel bağlamışız, zamanın getireceği kötülüklerden korkmuşuz. Zamana tüm kozları kendi elimizle, dilimizle vermişiz.

Yüzleşmemiz gereken her şeyden öylesine korkmuşuz ki ona güvenmişiz. Ne kadar garip. İnsanlar en büyük düşmanlarına bel bağlıyorlar bir ömür boyu.

Gerçeklerin farkına zaman bizleri uğurladığında varabileceğiz. Biz gideceğiz ve zaman yaşamaya devam edecek. Koskoca bir ömre anın değerini hiç bilemeden veda edeceğiz.

Zamana ne kızabiliriz, ne küsebiliriz. O her an biteceğimizi hatırlatıyordu bize. Geriye dönemediğimiz ve gelecekten korktuğumuz her an, şimdiye bakmamız için ısrar ediyordu aslında. Biz zamanı çok yanlış tanıdık. Ne yaparsak yapalım hala geçenin zaman olduğunu düşüneceğiz. Ne kadar yazarsam yazayım geçmişimi özleyip geleceğimden korka korka güzellikler bekleyeceğim. Zamanın içinde ilerlerken geride bıraktığım her anın benden bir parça olduğunu bilerek. Yine de zamana güle güle diyerek kendimi kandırmaya devam edeceğim.

Sebahat Meraki

 

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers

Powered By WPFruits.com