Monthly Archive:: Ağustos 2015

11754945_820082434780135_7158238028122592631_n

 

İbrahim bin Edhem Hazretlerine sormuşlar:

“-Ettiğimiz dualar neden kabul olun muyor?”

Hazret buyurmuş ki:

“-Hakk’ı bilirsiniz, buyruğunu tutmazsınız! Peygamberi bilirsiniz, sünnetleri yerine getirmezsiniz! Kur’an okursunuz fakat onunla amel etmezsiniz! Hak tealanın nimetlerini yersiniz, şükrünü eda etmezsiniz! Cenneti bilirsiniz onu kazanmak için gayret etmezsiniz! Cehennemi bilirsiniz, endişe duymazsınız! Ölüm vardır dersiniz, hazırlanmazsınız! Atanız-ananız ve ölülerinizi kendi ellerinizle kabre koyarsınız, lakin ibret almazsınız. Böyle olunca bu kadar gaflette olan bir kimsenin duası nasıl müstecab ola!”  

Tezkiretü’l-Evliya, s.40

11009962_826035900851455_296944725069048205_n

Allah dostları, bir gece bir dost evinde toplanmışlardı. Orada bulunan bir hanımefendi, manevi büyüğe döndü, “efendim” dedi, “hayat gittikçe zorlaşıyor, çevremiz negatif insanlarla dolu, artık insanlar bir araya gelince, söz dedikoduyla açılıyor, dallanıp budaklanıyor, bu minval üzere gidiyor, orada bulunanlar, ister istemez, kirleniyorlar. İçlerindeki ışık kayboluyor. Sonra herkes tatsız tuzsuz, yorgun argın evine dönüyor. Bu durumda bizler ne yapabiliriz, kendimizi nasıl koruyabiliriz?
Hanımefendinin sorusu burada bitmişti. Cevap ister gibi, manevi büyüğe baktı. O, her zamanki tatlı ve yumuşak sesiyle, “yavrum” dedi, “burada önemli olan bir nokta var. Kötülük, senin sınırına geldiği zaman, orada duruyor mu, durmuyor mu, ona bak sen. Unutma ki, herkes kendinden sorumludur. Lokantaya gittiğin zaman dikkat et, her masa kendi hesabını, kendi ödüyor. Kimsenin hesabı kimseden sorulmuyor. Bizim dikkat edeceğimiz nokta budur. Şu insan, şu kötülüğü yapmış, bu insan bu günahı işlemiş, bize ne bundan önemli olan kendi dünyamızı kurabilmek ve o dünyada mutlu, huzurlu, güzellik içinde yaşayabilmek.
Birlikte yaşayan insanların birbirlerinin kıymetini bilmeleri, birbirlerine sevgiyle, saygıyla, edeple yaklaşmalarından, birbirlerinde kusur değil, meziyet aramalarından daha güzel ne olabilir? Yunus Emre, “sevdiğimi demez isem, sevgi derdi boğar beni” der. Fazıl Hüsnü Dağlarca, “insan sevince, sevdiği şey kadar güzel” der. Yunus Emre, “aşk gelicek, cümle eksikler biter” der.
Hz. Yusuf’u kardeşleri kuyuya attılar. Ama o, kuyuda bile kardeşleri için hayır dua etti.
Hz. Yusuf’u hiçbir suçu olmadan, haksız yere zindana attılar. Ama o içindeki İlâhi aşkla, zindanı bile gül bahçesine çevirdi.
Yapılacak en güzel hareket, uğradığımız haksızlıklara, iftiralara, kara çalmalara, vefasızlıklara, kıskançlıklara rağmen yine de, tertemiz, bir beyaz gül gibi yaşayabilmek, yine de herkes için, hayır dualar edebilmektir.


Sabri Tandoğan

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers

Powered By WPFruits.com