Bakmak

Yanılıp da, yalnızlığa inanma,
Bir sâhibin var ki; uzakta sanma,
Her baktığın yerde, görünür amma;
Nasıl baktığına bağlı gördüğün…


Bilir misin nedir, gönül gözyaşı?
Her madde zerresi; mânâ sırdaşı,
Görmüyorsan eğer, zikreden taşı;
Nasıl baktığına bağlı gördüğün…


Yaşamaktan bir tad, alamıyorsan;
Nefes sevinciyle, dolamıyorsan;
Ruhuna bir gıda, bulamıyorsan,
Nasıl baktığına bağlı gördüğün…


Bir hayat başlar ki; hergün yepyeni,
Bırak, dolsun güneş, aç pencereni.
Sarmıyorsa eğer, o renkler seni;
Nasıl baktığına bağlı gördüğün…


Yazdan sonra bahar, kış geldi derken;
Zaman, bir sel gibi, akıp giderken;
Hâlâ diyorsan ki; “daha çok erken.”
Nasıl baktığına bağlı gördüğün…


O bastığın toprak; bedenin teni,
Üstünde tüylenir, yeşil çimeni.
Düşündürmüyorsa, bu gerçek seni;
Nasıl baktığına bağlı gördüğün…

  
Cengiz Numanoğlu