sevval

Alimler 6 günlük Şevval orucu üzerinde dururken birçok hikmete değinir. Bunlardan ilginizi çekeceğini düşündüğüm hususları özetle sıralayayım:

1. Bir amelin kabul edilip edilmediğinin alameti, hemen arkasından yaptığımız işle belli olur. Eğer herhangi bir salih amelin arkasından bir başka salih amel işlemeye muvaffak kılınmışsak, bu, ilk işlediğimiz salih amelin makbul olduğunu gösterir. Hemen sonra üçüncü olarak işleyeceğimiz salih amel de ikinci sırada işlediğimiz amelin makbuliyetinin göstergesi olur ve bu durum zincirleme bu şekilde devam eder. Eğer bir salih amelin arkasından bir ma’siyet işlemişsek, bu da o salih amelin kabul edilmediğinin göstergesi olur.

Dolayısıyla Ramazan orucunun makbuliyeti de Şevval ayında tutacağımız 6 gün orucu ile tezahür edecektir.

2. Salih amel işlemeye muvaffak kılınan kimse, bu tevfik için de şükretmek durumundadır. Zira Allah Teala’nın yardım ve tevfiki olmasaydı, hiç birimiz Ramazan orucunu tutma imkânı bulamazdık.

Büyük zahid Vüheyb b. el-Verd[1]amellerin sevabı hakkında kendisine sorulan bir soruya şöyle cevap vermiş: “Amellerin sevabını sormayın; salih amel işlemeye muvaffak kılınan kimsenin eda etmesi gereken şükrü sorun.”[2]

Öyle ya, Ramazan boyunca oruç tutamayacak şekilde hasta olabilirdik veya oruca engel başka bir manimiz bulunabilirdi. (Bu durumda olanlar için hayır dualarımızı da eksik etmeyelim.)

İşte Şevval orucu da, Ramazan orucu tutmaya muvaffak kılındığımız için eda etmemiz gereken şükrün bir göstergesidir.

3. Nasıl ki hemen her farz namazın önünde ve arkasında, farzlarda oluşabilecek eksiklik ve kusurları kapatacak ratibeler (sünnet namazları) var; Ramazan orucu için de Şaban ve Şevval oruçları ratibe mesabesindedir. Ramazan orucunda meydana gelmiş olabilecek kusurlar Şevval orucu vesilesiyle giderilir ve böylece Ramazan orucu kemal bulur.

Ebubekir Sifil Hoca
“Ve Bayram” adlı makaleden…

[1] Biyografisi için bkz. Ebû Nu’aym, Hilyetu’l-Evliyâ, VIII, 140 vd.

[2] İbn Receb, Letâifu’l-Me’ârif, 395.