Kuran Archive

kadir

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
1- Biz o (Kur’ân)nu Kadir gecesinde indirdik.
2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
3- Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4- Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.
5- O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.

aşk

Ayn, Şın ve Kaf
Harfler adını yazdı
Küfürden ve siyahtan sonra
Mürekkepten, hokkadan, fırçadan ve âhtan sonra
Sayfalarda görünen beyazdı

Kalem, coşuyordu nehirlerce
Kelâm, koşuyordu şiirlerce
Günlerce, gecelerce…
Anbean
İnleyen insan
Dinleyen Kur’ân
Râzı olursan rızânaydı

Rahlenin önünde saf tutuyor alfabe
Elifbe kanat kanat
Kat kat açılıyor aşk
Gül gibi…
Gül gibi lâleye dönüyor kâinat

Kol kola girsin artık noktalar
Yüzyılların sevdâsı bu
Duyuyor musun ey yâr!
Semaya yükselen harflerin sedâsı bu

Kitabım damla damla
Elif gibi, Lâm gibi
Vahdet boyundan, kesret saçından düştü
Dudağımın payına hiç yoktan Mim düştü
Gâlib’e pâre pâre gönül
Banaysa alev alev, kül kül
Elem düştü

Belî dendi ilkin, oysa dünyâ hep belâ
Sonra arza indi sayfalarca elifbâ
İllâ!
İllâ gözlere harfler dokunsun
Ezanlar okunsun
Ezanlar…
Mihrapta ebru niyetine
Mehtapta hilâl hürmetine
Râ’nın oklarına kurbanlar, dünyâlar kadar

Bırak Dal sûretinde iyice bükülsün beller
Bırak Vav sûretinde secdeye dökülsün eller
Ve seller…
Bırak Nun gemisi süzülsün hicran denizinde
Kur’an-ı Kerîm izinde

Adını harfler yazdı
Küfürden ve siyahtan sonra
Mürekkepten, hokkadan, fırçadan ve âhtan sonra
Sayfalarda görünen beyazdı
Ayn, Şın ve Kaf
Harfler adını yazdı
Aşk, Aşk, Aşk…

Senem Gezeroğlu

200325_1592400223759_2928062_n

Peygamber Efendimiz mübarek bedeniyle aramızdan ayrılmış olsa bile hâlâ ümmetinin sevinç ve kederlerinden haberdardır. Ümmeti olarak biz Müslümanlar O’nunla irtibatımızı ortaya koyarsak O’nun ahirette en zor durumda kaldığımız anlarda ‘O benim ümmetimdendi!’ referansını vermesini bekleyebiliriz.

Kendisine çokça salât ü selam getirilmesini tavsiye eden Efendimiz, bunu bir hadisiyle de şöyle ifade eder: “Şayet içinizden biri bana salavat getirirse onun selamını almak üzere Allah ruhumu bana iade eder, ben de onun selamını alırım.” (Ebu Davud, Menâsik 96) Bu hadisten hareketle şunu söyleyebiliriz ki, O’na salât ü selam getirmekle biz de manen dirilişe geçiyoruz.

Peygamberimiz (sas)’in ifadelerine göre cuma, günlerin en hayırlısıdır. Çünkü insanlığın atası Hz. Adem o gün yaratılmıştır. Yeryüzünde hayat o gün başladığı gibi, yine aynı gün dünyanın ömrü bitecek ve kıyamet kopacaktır. İçindeki duaların kabul edildiği bir vaktin bulunduğu cuma, müminler için özel bir gündür. Bu bilgileri ashabına veren Efendimiz, cuma günü kendisine çokça salât ü selam getirilmesini ister. Zira o gün salât ve selamlar melekler vasıtasıyla O’na ulaştırılmaktadır. Allah Rasulü bunu söyleyince sahabeye biraz garip gelir. Ve merakla sorarlar, “Sizin bedeniniz o gün çürümüş olacak.

Getirdiğimiz salât ü selamlar size nasıl ulaşacak ey Allah’ın Rasulü?” Bu vesileyle Efendimiz’in, ashabına bir hakikati de öğrettiği cevabı şu şekilde olur: “Allah, peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi yeryüzüne haram kılmıştır.” Esasen Kâinatın İftihar Tablosu, bunu söylerken, anlayanlar ve farkında olanlar için mesafenin önemli olmadığını gösteriyordu. Demek ki, O (sas) bizim gönderdiğimiz salât ü selam ve diğer hediyelerden haberdar oluyor. (Ebu Davud, Salat 207)

Kur’an salâvatı emreder

Kur’an-ı Kerim’de, “Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir içtenlikle selam verin.” (Ahzab, 36/56) buyurulur. Salât; tebrik, tezkiye, saygı, dua, istiğfar ve rahmet gibi mânâlara gelir. Ayette bahsedilen Allah’ın salât etmesi; O’nun Efendimiz (sas)’e rahmet etmesini, meleklerin salâtı onların, Allah Rasulü için istiğfar etmelerini ve bizim salâtımız da O’nun için dua etmemizi ifade etmektedir.

Ayet-i kerime, Peygamberimiz’e salât ve selamla hürmetlerimizi sunmanın, mümin olmanın bir gereği olduğunu ifade eder. “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed: Allâh’ım! Efendimiz Hz. Muhammed’e salât ü selam et!” demek hiç de zor olmayan bir bağlılık göstergesidir. Bu bağlılık aynı zamanda O’ndan kendimiz için şefâat talebinde bulunmaktır. O’na getirdiğimiz her salât ü selam, “Ahirette bize de şefaat et, biz de Senin ümmetinin bir ferdiyiz.” mânâsına gelir.

Allah Rasulü’ne salâvat getirmenin ehemmiyetini ifade eden başka hadisler de vardır: “Yeryüzündeki Allah’ın seyyah melekleri ümmetimin salât ü selamını bana anında ulaştırırlar.” (Nesai, Sehv 46) “Kıyamet günü insanların bana en yakını bana en çok salâvat okuyandır.” (Tirmizi, Salât 357) “Kim bana bir salâvat okursa Allah da ona on rahmet ve ikramda bulunur.” (Nesai, Sehv 55) “En cimri insan, yanında adım anıldığı halde bana salât ü selam getirmeyendir.” (Tirmizî, Deavât, 100)

Bu ve benzeri hadisler bize sık sık O’na bağlılığımızı göstermemizin önemini ifade eder. Burada unutanlar, ahirette unutulma ve yok sayılma ile cezalandırılırlar.

Osman Karyağdı

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers

Powered By WPFruits.com