Mekke Archive

http://www.yeniakit.com.tr/haber/uzgunum-beyefendi-tarafsiz-kalamam-23727.html

kudüs

Belki Kudüs’ü görmemiş olabilirim. Ama o rüyasına yattığım bir şehirdir, ezbere çizebilirim size haritasını, şu buğulu camın üzerine.  

Belki Mescid-i Aksa’yı hiç görmemiş olabilirim. Ama o duasını ettiğim bir mesciddir. Unutursam şayet ellerim kurusun. Size gözlerim kapalı tüm sütunlarını, kapılarını, pencerelerini sayabilirim, şurada cezaya kalmış bir çocuk gibi, tek ayağımın üstünde, size hepsini sayabilirim bayım…

Üzgünüm Beyefendi… Kudüs, Mescid-i Aksa, Filistin meselesi dendiğinde. Tarafsız kalamam ben.

Elbette Bırakamam vazgeçemem  Aksa’dan… Üzüme ve zeytine yemin eden Rabbimizin, insanlığa hediye ettiği ilk Kıbledir o… Hz.Muhammed’in(s) göklere çıkan sırrıdır o… Bırakamam…

Görkemli masalarda, ülke sınırları ve hakları kısıtlanacak halklar hakkında konuşan bilgi sahiplerinden değilim, üzgünüm beyefendi… Sizi ve bahsettiğiniz yüksek erdemli tarafsızlığınızı anlayamıyorum, üzgünüm… Ben o kıdemli masalarınızda oturmadım ki hiç. Hazırladığınız kongre raporlarında geçen istatistiklerden sadece birisiyim. “Filistinlilerin yaş ortalaması” gibi mesela. Dünya insanlarının gözleri önünde cereyan eden pervasız bir cinayetin kurbanıyım. Ve onda bile kötüyüm bayım, yani şu yaş ortalaması meselesinde, yaşı tutmayan ölü çocukların arasındayım. Üzgünüm sizin ateş dediğiniz çünkü, gül bahçesidir bana, üzgünüm.

Tarafsız olamam iş Kudüs’e, iş Mescid-i Aksa’ya dayanınca, üzgünüm, sizin ateş dediğiniz, yakar ha uzak dur dediğiniz, cennet çağrısıdır bana, sırtımı dönemem…

Ben bir toz bulutuyum… İçimden geçen tüm ışıklar bu yüzden kırıktır biraz… Ve bu yüzden talihi kırık oğlanlarla tarağı kırık kızları yüz üstü bırakamam… Ahmet Yasin’lerin, Yahya Ayaşların, Rantisilerin, Andeliplerin, iki kaşı arasından vurulmuş Furkanların, bir seher vakti yakılarak cennete uçurulmuş Hudeyrlerin tarafındayım… Üzgünüm çok üzgünüm. İçimden geçen tüm ışıklar kırık olsalar da biraz. Onların hepsi benim öğretmenlerim, benim yoldaşlarım, benim öncülerimdir. Üzgünüm beyefendi, tarafsız kalamam üstü açık tabutlarda bin çiçekle uğurlanan şehitlerin kervanıdır güzergahım…  

Üzgünüm bayım… Çünkü nişanlıyım… İsra Gecesinde kulunu Mekke’den çıkartıp Aksa’nın çatısından göklere yükselten Rabbimizin “oku” emriyle nişanlıyım… Melek Cebrail’in elleri değmiştir “oku” emrine. Ben o ellere, ben o parmak izlerine sözlüyüm… Üzgünüm vazgeçemem… Üzgünüm tarafım bellidir benim. Sözümden dönemem beyefendi, yolumdan cayamam…

Uzunca boylu, sözleri tertipli, üstü başı düzgün, kibar elli, ince sözlü olabilirsiniz, çok kitap okumuş, çok şiir ezberlemiş, görgü sahibi bir kimse olabilirsiniz… Ben bunların hiç birisi değilim bilirim… Kısa, güdük, toy, uygunsuz, tertipsiz, gömleği yıpranmış, elleri tozlu topraklı, hatta nasır tutmuş taş taşımaktan sırtı, sözü kaba saba birisiyim belki… Ama… İşte bırakamam Mescid-i Aksa’yı.

Bana bir gül çiz şu beyaz deftere deseler. Utancımdan alnım terler de, çizemem belki. Ben o gülü kalbime çizip de asmışım hey, derim size… Kudüs, kalbimde taşıdığım kurşundan ağır bir güldür benim

Ölümlerden ölüm beğendirmekse muradınız; tarafsız kılamaz bu ağır seçenekler beni… Ey yekun hesabını tutan nefes, ne yandan esersen es, beni Kudüs’ün kapısında annesini bekleyen bir çocuk sadakatiyle beklerken bulacaksın, üzgünüm, işte buradayım…

Aklarımdan çok karalarımla, günahlardan kıpkızıl kesmiş hesap defterlerimle, apağır hatalarım, som demirden kusurlarım, büklüm büklüm nedametim ve batman batman noksanlarımla… 

Üzgünüm beyefendi, iş Kudüs’e gelince… Tüm yüklerini sırtından indiren garip bir hamalım ki; buyurduğunuz şekliyle tarafsız kalamam.

Cehaletimi de mazur görünüz beyefendi. Ben dilsizim, dili Mescid-i Aksa önünde kesilmişlerden…

Ben Meryem’in susma orucu… Ben, Zekeriya’nın sükunet mağarası… Ben, Yahya’nın kesik başından sızan kan damlasıyım… Benim dilimi Sabra Şatila’da kesmişler, benim dilimi Yafa’da delik deşik etmişler, hala her sabah Gazze’de kanar benim dilim tam seher vakti göklere saçılan kızıl kan, benim kanımdır, üzgünüm… Üzgünüm bayım. Tarafsız olamam… Benim tarafım, benim dilim, Kudüs’tür çünkü…  

Sibel Eraslan

199712_1570548157471_4793056_n

Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i bize bir örnek insan olarak göndermiştir. Allah Rasulü’nün yaşamış olduğu hayatın her karesinden alacağımız pek çok ders var. Bugün yaşadığımız problemleri O’nun örnek hayatından çıkarılabilecek prensiplerle çözmemiz mümkün. Bu da Efendimiz’in hayatını bilmemize bağlı. Onun için Allah Rasulü’nün hayatını okumalı, başta çocuklarımız olmak üzere etrafımızdaki kişilere okutmalıyız. Ve tabiki O’nun hayatını hayatımıza hayat kılmalıyız. Allah Rasulü’nün hayatında önemli yer tutan hadiselerden hareketle yılları esas alarak sizin için bir kronoloji hazırladık. Bu kronoloji sayesinde Efendimiz’in hayatı kare kare gözümüzde canlanacaktır.

571 Rebiülevvel ayının 12’inci gecesi (20 Nisan) Efendimiz (sas) dünyayı şereflendirdi.

575 Süt annesi Halime Hatun, Allah Rasulü’nü annesi Hz. Amine’ye teslim etti.

577 Efendimiz, Mekke ile Medine arasındaki Ebva Köyü’nde annesini kaybetti. Dedesi Abdülmuttalib Efendimizi himayesi altına aldı.

579 Abdülmuttalib ahirete göç etti. Efendimiz, amcası Ebu Talib’in yanında kalmaya başladı.

583 Amcası Ebu Talib’le ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Burada Rahip Bahîra Allah Rasulü’nün beklenen son peygamber olduğunu keşfetti.

590 Hilfu’l-Füdul (Faziletliler antlaşması) cemiyetine iştirak etti.

591 Ticarete başladı.

596 İkinci kez ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Üç ay sonra Hz. Hatice Validemiz’le evlendi.

605 Kâbe’nin yeniden imarı esnasında kabileler arasında çıkan anlaşmazlığı giderdi.

610 Hira’da ilk vahiy tebliğ edildi.

613 Safa tepesine çıkıp ilk açık tebliğini yaptı. Yakın akrabalarına tebliğ için yemekler verdi. Müslümanlara işkence yapılmaya başlandı.

615 Habeşistan’a ilk hicret. Hz. Hamza ile Hz. Ömer müslüman oldu.

616 Habeşistan’a 2. hicret.

617 Müslümanlara karşı üç yıl sürecek sosyal ve ekonomik boykot başladı.

619 Boykot sona erdi. Efendimiz’in oğlu Kasım, ardından diğer oğlu Abdullah vefat etti. Kısa bir süre sonra amcası Ebu Talib öldü. Ardından da Hz. Hatice validemiz irtihal etti.

620 Allah Rasulü, Taif’e gitti. Orada kötü karşılandı.

621 İsra ve Miraç hadiseleri yaşandı. Medineli 12 Müslüman Allah Rasulü’ne biat etti. 1. Akabe Biatı.

622 İkinci Akabe Biatı yapıldı. Müslümanlar ve ardından da Efendimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettiler. Mescid-i Nebevi inşa edildi. İlk ezan okundu.

623 Kıble yönü Cenab-ı Hakk’ın emriyle Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevrildi.

624 Mekkeli müşriklerle Bedir Savaşı yapıldı. Aynı yıl Beni Kaynuka Yahudileri üzerine gidildi ve onlar, Medine’den çıkarıldı. Ramazan orucu farz kılındı. İlk bayram namazı kılındı. Zekat farz oldu. Allah Resulü’nün kızı Hz. Rukiyye vefat etti. Hz. Ali ile Hz. Fatıma evlendi. İlk kurban bayram namazı kılındı.

625 Uhud muharebesi yapıldı.

627 Hendek Savaşı yapıldı. Beni Kurayza kuşatıldı.

628 Kabe ziyareti için yola çıkıldı. Rıdvan biatı yapıldı. Mekkeli müşriklerle Hudeybiye barışı imzalandı.

630 Mekke fethedildi. Kabe putlardan temizlendi. Tebük seferi yapıldı.

632 Efendimiz veda haccını yaptı. Rahatsızlandı ve ardından 8 Haziran’da vefat etti. 

Ali Demirel

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers

Powered By WPFruits.com