Sabri Tandoğan Archive

gıybet

Gıybetin asıl zararı insanın dikkatini kendinden başka tarafa çevirmesidir. Başkalarını kötüleyen kendini unutur. Her insan önce kendi kusurlarını görmeli, başkalarından önce kendini ıs­lâh etmelidir. Her insanın hayat tecrübesi kendine göredir, ken­disi tarafından bilinir. Hakikati arama yolundan insanı uzaklaştır­dığı için Yunus gıybet konusunu ısrarla işler, gıybet insanı Allah’tan uzaklaştırır. Çünkü kendi özünden uzaklaşan Allah’tan da uzaklaşır.

Sabri Tandoğan

CYMERA_20150711_155219

 Ahlâkı güzel insan, gittiği her yerde sevgi görür, saygı görür, içtenlikle karşı­lanır. Edeple uğurlanır… İnsana evrende yücelik kazandıran, Allah’a olan inancı ve aşkıdır. Zâriyât suresinin 56.  âyetinde belirtildiği gibi, insanın yaratılmasının hikmeti Allah’ı tanıyıp ona ibâdet ve kulluk etmektir. Kul olabilmek, kul olabilmenin incelik­lerini duyumsayabilmek en yüce makamdır. Korkmayan, ürper­meyen kalpten, kabul edilmeyen duadan, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden Allah’a sığınmak ne güzeldir. Ya Rabbi nasip et, gittiğimiz her yere barış götürelim. Bölücü değil birleş­tirici olalım. Nefret olan yere sevgi, şüphe olan yere ümit, karan­lık olan yere ışık, dert olan yere sevinç götürelim. Kusurları gö­ren değil, kusurları örtenlerden; teselli arayanlardan değil, teselli edenlerden; anlayış bekleyenlerden değil, anlayış gösterenler­den; sevilmeyi isteyenlerden değil, sevenlerden olmamızı lütfey­le Yâ Rabbi… Âmin…


Sabri Tandoğan

sabri tandoğan

Soru: Efendim, Ramazan ayının son 10 gününe girdiğimiz bu mübarek günlerde bize neler tavsiye edersiniz?

Cevap: Efendim, bu günleri öyle güzel yaşayalım ki, nasip olur da bayramı görürsek, bizim için sözde değil, hakiki bir bayram olsun. Önce kırdığımız, incittiğimiz insanlar varsa, onlardan Özür dileyelim, helalleşelim. Eğer onlar Hakka göçmüşlerse ruhaniyetlerinden özür dileyelim. Sonra kesin söz verelim, bir daha dedikodu yapmayalım, gıybet etmeyelim. Helâk olacağımızı bilsek dahi yalan söylemeyelim. Gerekli gereksiz ikide birde yemin etmeyelim. Az yiyelim, az konuşalım, az uyuyalım. Günde bir çeşit yemekle yetinelim. Mümkün olduğu kadar soframızda yeşillik bulunduralım. Çevremizdeki öksüzleri, yetimleri, garibanları, sakatları, yatalakları düşünüp onlara maddi manevi yardımlar yapalım. Kesinlikle münakaşa etmeyelim. Birçok dargınlıklar, küskünlükler önce bir münakaşa ile başlıyor. Şunu unutmayalım, kimse bizim gibi düşünmeye mecbur değil ama biz de başkaları gibi düşünmeye mecbur değiliz. Senin düşüncen sana, benim düşüncem bana diyebilseydik, münakaşa diye bir şey kalmazdı. İnşallah bütün günleriniz sağlık dolu, huzur ve mutluluk dolu, sevgi dolu geçsin.


Sabri Tandoğan

ben

“İnsanların yediden yetmişe “Ben” dediği, “Benim” dediği toplumlarda, ne huzur olur, ne mutluluk olur, ne de güzel, ve­rimli, faydalı bir çalışma. Sadece insanlar itişirler, sürtüşürler, birbirlerine hasım olurlar. Kırk yıl önceydi. Bir sohbette dinle­miştim. Bir veli zat, “Aman,” dermiş. “Ben demeyin. Bu, şeytana mahsus bir sıfattır.” Bir gün nasılsa sohbet sırasında ağzından “Ben” kelimesi çıkıyor. Hemen lavaboya gidiyor. Ağzını kırk kere yıkıyor. Soruyorlar; “Efendim, bu nasıl bir hâldir?” diyorlar. “Niye şaşırdınız?” diyor. “Bir kaba necaset bulaşınca kırk kere yıkan­maz mı? Ben de aynı şeyi yaptım.”
Sabri Tandoğan

duanın gücü

“İnsan çok uzun zamandan beri görmediği birini yoğun olarak düşünürse ve o şahıstan bir telefon, bir mektup, bir haber ge­lirse şaşmamalıdır. Bu oluşum, insanın yoğunlaştırdığı düşün­celeri ile karşı tarafı etkilemesinden husule gelmektedir. Pey­gamberimiz, duanın ısrarla tekrarlanmasını ister. Kesinlikle söy­lenmesini bildirir. Bütün bunlarla insan (var ise) vehimlerinden, tereddütlerinden kurtulur. Dua bunun için insana bahşedilmiş en mükemmel güçlerden biridir ve bunun için dua müminin silâ­hıdır.”

Sabri Tandoğan

vav

“Çağımız bilgiye tapıyor. Ama kalp aydınlanmadıktan sonra, ışıkla dolmadıktan sonra neye yarıyor. Sevgiden uzak, saygıdan uzak, edep, incelik, zarafetten uzak, yüzleri sararmış, gözleri çökmüş, bedbin, karamsar, sadece şikâyet eden, herkesi, her şeyi küçük gören kimseler… Siz bu kafayla bir şey olduğunuzu mu sanıyorsunuz? Kenan Rifaî, “Sen seyrancısın, seyranına bak.” diyor. Şaşkın kimse, ömrünü boş yere harcayandır. Deniz suyu içmek susuzluğu gidermez ki… Önemli olan haddini bilmektir. Haddini bilecek olursan her zerre sana hizmet eder. Haddini aşacak olursan, her faydalı şey sana zararlı olur. Allaha yakın olanın bütün sıkıntısı gider.”

Sabri Tandoğan

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers

Powered By WPFruits.com